27 Nisan 2012 Cuma

Soul Mate



Hepimiz hayatımızda hayatımıza sokmak istediğimiz insanlarla karşılaşıyoruz.Bazıları arkadaşımız olsun bazıları sırdaşımız bazıları ise sevgilimiz eşimiz olsun istiyoruz. Ama birini nekadar tanırsak tanıyalım asla emin olamayacağımız şeyler var. Sevgi aşk gibi elle tutulup gözle görülmeyen duygular vardır ya Cyrano Agency'i izleyenler bunların aslında kurmaca olabileceğinide görebilmişlerdir.  Aşk'tan ziyade bende kadere inanıyorum. Gerçekten kaderimizdeki kişi bi şekilde gelecek ve biz onla aslında hep biryerlerde karşılaşıyoruz :) diye düşünüyorum. Çünkü insan beyni küçük hoşlaşmaları bile aşklaştıracak kudrete sahip bir yapıya sahip bu yüzden kendimizi anlamamız bu denli zorken bir diğerini tanımak anlamak ne mümkün diyoruz..

Birinci olarak hoşuma çok giden bişiy var bu dizide herkes kendi adındaki karakteri oynuyor off öyle parantez içi gerçek adı yazmalarla falan uğraşmıcam :)

Dizi Shin Dong-wook adlı müzik prodüktörünün görücü usulü buluşmada tanıştığı sevdiği biri ile çıkması ve Lee So-Kyong adlı hatunun 5 yıldır çıktığı adamdan evlenme teklifi alması ile başlıyor. Dong-wook kadere inanmadığı için karşısındaki inanmayı seçiyor, So-kyong ise hayal ettiği gibi bir evlenme teklifi alamadığı için ilişkisini sorgulamaya başlıyor. Kader burda işin içine giriyor çünkü olaylar okadar iç içe yaşanıyorki kader böyle muazzam birşey diyoruz ^^

Çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Ama dizi eş zamanlı olayları farklı iki bölümde anlatıyor mesela bazı bölümlerde hiç So-kyong yok yada bazı bölümlerde Dong-wook yok gibi düşünün..Aynı zaman diliminde olayları farklı çift tarafından görüyoruz.

Dizi sanırım 21 bölüm..Sanırım diyorum çünkü benim indirdiğim yerde birleştirilmiş parçalar vardı. 1-2 birleştirilmiş mesela 3 ün bir kısmı alınmış ve arada yamulmuyorsam birkaç bölümü unutmuşlar.. Altyazıda problem yok ama flashbackte bu nezaman oldu lan diye krize girdim bi yerde..Şizofren gibi geriye sardım ama o bölüm yokmuş meğersem. Neyse bir bölümden bişiy olmaz dimi :))

Karakterlere geçelim ufaktan diyorum;


Shin Dong-Wook






Dong-wook'u daha evvel Pick Up Stars'ta avukat beyin avukat kardeşi olarak izlemiştik adeta ikinci bir You're Beautiful vakası yaşayıp yan rolle esas oğlan arasında kalmıştık. Dong-wook burda kendi adıyla zengin ve iyi bir aileden gelen bir müzik prodüktörünü canlandırıyor. Omunusi başının etini yediği için görücü usulü görüşmeye giden bu gencimiz kader yok,aşk yalan ozaman bende doğru dürüst birini bulayım diyip bizim fukara sümüğü yapışkanlığındaki Yu-Jin'i buluyor.

Dizi boyunca mantıklı,hoşgörülü,tutkulu bir genci canlandırdı. İlk görüşmelerinde elbisesinden oturuşuna Yujin'e yaptığı sentez manyaktı. Ama Dong-wook canım benim azıcık doğru düzgün şeyler yeseydin yok bağırsak yok domuz derisi. Kim Jo Won diyor ya domuzun bukadar eti varken neden derisini yiyorsun sorarım sana :))

Dong-wookun hareketlerini çok beğendim. Yujin salağına batarya elbise kahve getirdiği dakika, So-kyong la poloroidle resim çektikleri dakika vs :) Dong wook shii diyesim geldi. Yalnız Yujin'in evlilikle ilgili işkenceleri yeterince ayrılık sebebiydi niye kendini üzdün be gülüm? :)

Dong-wooka gamzeleri gülüşü ve seçtiği güzel müzikler için teşekkür ediyorum ^^

Lee So-Kyong





Bu hatunu çok sevdim. Yer yer Lee Dae hee 'ye benzettim.. Evlenme teklifi aldığı sıradaki tepkileri,kızlarla aşk hakkında konuşurkenki geyikleri falan mükemmeldi ^^ Ama o sakıp çeneli adamı nasıl sevdin be gülüm? Ha? Gülüşü boyu posu endamı yerindeydi tü maşallah :) 

Sevgilisiyle konuşurken yada şaşırırken ses tonu dahada inceliyordu mesela tonlamalar çok iyiydi So-kyong ^^ Ayrıca ağladığı sahnelerde daha mı güzeldi ne böyle asil ağlayış hiç görmemiştim ^^ Ama Philip gerizekalısına tepkileri yersizdi elini sallasan ellisi be canım. Son havalimanı durumundada kendisini çok iyi anladım. Kader zamana bırakılabilir, eğer kaderimizde yoksak hiç uğraşmayalım dediler ^^ 


Kim Mi-Jin





Kendisi çok yan bi rol olsada benim en iyilerim arasına girebildi ^^ Otomendeki İngilizce hocası gibi her diyalogun hakkını veren her lafa bir cevap yapıştıran mikemmel bir idoldü. Oppacılar bu kadını örnek alırlarsa Kore'de bitane erkek kalmaz ben diyorum hehe^^

Dizide So-kyong ve Yu-Jin'in evde kalmış müdürü rolundeydi. Dong-wook 'un kankası Jeo-hwang'ın azılı belası olmuş çocugu yataklara atmaya kadar elinden geleni yapmıştır ^^ Yu-jinle adamları navigasyondan takip etme geyikleri müthişti. Adamlar psikologa gittiler deliriyorum diye haha ^^

Dizinin sonlarındaki çirkin olaylarda bile taraf olmayıp herkesi koruyan değerli bir unnimizdir Mi-jin shi :) Jeo-hwanla geyiklerini kaçırmayın diyorum ^^

Ryohei




Dizide Japon bir makeni canladıran Japon bir manken Ryohei ^^ Kendisi dizinin azılı şeytanı Min-ae'ye aşık oluyor.Koşulsuz şartsız Min-aeyi koruyup gönülleri mest ederken bir yanlış anlaşılma ile bir süre aşkından uzaklaşıyor.Sonrasında dönüp aşkına sadık kalarak yine beyaz atına binip yanımızdan uzaklaşıyor. Ryo'nun gülüşü çok güzeldi. Esprili yanını ve sakin tavrını çok sevdim. Ön garip durumlarda bile Min-ae'ye inanması çok ütopik olsada dizide sırıtmadı ^^ Sonuçta onlarda bir Soul Mate ^^


Jang Mi-ne




Bu hatun Korede çok kazanmaz..Hatta yakında intihar falan eder. Çok cüretkar sahnelere gark etti bizi zira. Ryo 'ya spor çalıştırırken bir sevişmediği kaldı  yosmanın..Yetmedi So-kyong'un sevgilisi Philip'i sevgilisi olduğunu bile bile baştan çıkardı.. Yalnız ilişkiler konusunda tuttukları pembe günlük,siyah günlük ve dizinin sonlarına doğru meydan okuduğu o aptal lise dostu ile geyikleri komikti. Min-ae yediği haltları hep haklı çıkaran tavra sahipti. Asla yalan söylemedim modunda bi hatundu. Kadının yarım gülmesi vs tam bir ayrık otu  kingi yapabilir onu. Ama başrol olmaz sanırım... Ayrık otu olur ^^ Yinede kendisini So-kyong la çenebaz Philipi ayırdığı için sevdim ^^ 

Yoo-Jin




Bu hatunda bana biraz I am Cyborg But's Ok filmindeki hatunu anımsattı. Soluk benzi ve grimsi dudakları ile. İlk dakikalarda eteği kırışmasın diye arkasına yaslanmayarak Demet'in bu yılın kasıntısı ödülünü zaten kaptı. Başlarda iyiydi ama evlilik modülüne geçince sapıttı hatun. İşte kadınlardan korkan erkekler bunlar yüzünden var. Bir erkeği eşi olarak değilde ouncağı olarak görmek isteyenlerden. Yo-jin tam bir Kore burjuvası. Annes babası ile orkestra kurup müzik yapabiliyor,çok pahalı şeyler giyiyor,maaşlı zengin ve nitelikli bir eş istiyor ve çenesi gözleri burnu yapma.. Yu-jin'e kanım ısındığı bir dakikada Dong-wook'u göz kapagı çift olmadığından sevdiğini söyledi. İşte ozaman materyalizmine koyayım senin dedim. Evet bu tip kadınlar yüzünden biz iyi kadınlar yalnızız geşler..Saldırın !!

Yo-jin'e en çok ilk sinemaya gidişte çişini tutma hadisesinde güldüm. Sonra bide çocukla konuşmadı hoşşik :) Tam bir gerizekalı :)

Hatun güzel vermişti bu iğrenç kızın ağırlığını.. Hamnida kımnida gibi zaman eklerinde dudak çene ve mimikleri kontrol edin kasıntı ödülünü beraber taşıyalım diyorum. Ayrılığına ağlarken zerre üzülmedim güzelim dedim yokmu Kore'de gözü tek kapaklı git kapak at!! 


Kasıntı Philipi,Abazan Jeo-hwangı yazmıyorum. So-kyongun kardeşide zımba bi karakterdi kaçırmayın ^^ Ama özellikle dizinin müzikleri mükemmeldi.  Özellikle This is Not a Love Song ve Caemon Throuhg çok güzeldi.. 

Kaçırmamanız gereken sahneler var elbette..Mesela So-kyongun Philip'ten ayrıldığında rastgele bir numarayı çevirmesi ve telefonu açan kişiye ağlaması ve o kişinin Caemon Throuhg  şarkısını dinletmesi.. (Bu şarkıyı dinleten kişi Dong-Wook'tur) Yine So-kyong birgün ağlamaktadır yanından bir kulaklık uzatılır yine aynı şarkıdır ^^


Diğer bir güzel hadise rüyaların kurgusudur. Zaman örgüsü çok güzeldi. Rüyaları müzikle harmanlayışlarıda çok güzeldi. Bu dizi sadece müzikler için bile izlenilebilir.


Bence en güzel sahnelerden biri Dong-wook ve So-kyong un poloroidle olan sahnesiydi.. Poloroide olan sevgimi katladı katladı içime ukte bıraktı resmen. Ah ulan dedim.. Yandaki upuzun resme tıklayın anlarsınız beni T_T  




Kaderle alakalı metinler iyi yazılmıştı 


Vee unutmadan 



Evet diziyi izlememe neden olan resim şudurki;


Tabi bu resim sonrası şu şarkıyı paylaşmadan duramam..Çölte Andeu!!



Özetle okumaya üşenenler için diyorumki..İzleyin önerin..Hatta oturun sevgilinizle izleyin sorgulayın.. Verimli olur lan..Ayrılıp bana katılın lkadskahs :)











17 Nisan 2012 Salı

Cain and Abel / Hayin ile Kabil

Bende biliyorum onun Habil ve Kabil olduğunu..Ama hıyaneti vurgulayan başka bi başlık bulamadım tamam mı :) Efendim 2008 yapımı bir dizi. Başrollerinde So Ji Sub ajuşşi ile Han Ji Min oynuyor ^^ Jisub-shi'yi bilmeyen yoktur Han Ji-Min ise şimdilerde Padam Padam ve Rofftop Prince ve önceki yıllardan Capital Scandal'dan hatırlacağımız hanım kızımızdır.Efenim diziyi soluğumu tutarak izledim. Diziyi izlediğimde bir Baker King; Kim Tak Goo tadı aldım. Gerçekten biraz daha uzun soluklu olsa daha iyi olabilirmiş hatta diye düşündüm ^^




Gelelim dizinin kısaca bir bakışına. Kardeş kanın döküldüğü ilk hikaye olarak biliyoruz Habil ve Kabil'i.Dizi Internasyonel adıyla Cain and Abel adındanda anlaşılacağı gibi kardeşler arası yaşanmış bir dizi entrikanın ta kendisi.



Lee Cho In anne ve babasını daha annesinin karnında iken bir trafik kazasında kaybeder.Anne ve babası doktor olan Cho In anne babasının arkadaşı olan Dr. Lee Jung Min tarafından evlat edinir. Lee Jung Min'in Cho In'den 5 yaş büyük bir oğğlu vardır aynı zamanda. Lee Jung Min'in eşi Na Hye Cho In'in eşinin gayrı meşru çocuğu olduğunu düşündüğünden evlatlık oğluna kin gütmektedir.Cho In ve Sun Wo yıllarca iyi geçinmişler kardeşliği iliklerini kadar tatmışlardır.Bu iki kardeş sevgisini babalarının sahip olduğu hastanede yatan kalp hastası olan Seo Yeon ilede paylaşmışlardır. Üniversite çağlarına geldiklerinde Sun Wo Amerika'ya giderek izini kaybettirirken Seo Yeon ona olan aşkıyla başa çıkmaya çalışır. Bu zaman diliminde yanında olan Cho In ile zaman geçirir. Sun Wo'nun gidişinin üzerinden 7 yıl geçtikten sonra dönen Sun Wo sevdiğini kadının kardeşine aşkını itiraf edişine denk gelir. Başkan Lee Jung Min'in hastaneyi Cho In'e bırakarak Acil Tıp Merkezi açtırmak istemesi ve Sun Wo'nun Nöroloji Merkezi açma isteği Sun Wo'nun annesinin açgözlülüğü ile birleşince Cho In'e ucu taa Çin'e varan bir komplo düzenlenir. Bir şekilde ölümden kurtulan Cho In hafızasını kaybeder,Kuzey Kore'den kaçan eski gözcü asker Gang Chul ve ekibi ile karşılaşır. Kokain pazarlığı içinde çıkan anlaşmazlık sonucu Kuzey Kore'de esir kampına kadar giden Cho In hafızasını kaybettiği bu zaman diliminde bir sürü olayla karşılaşırken gerçekleri sindirmeye başlar. Asıl abiliği Gang Chul'dan öğrenen Cho In Gang Chul'a kız kardeşini korumak adına söz verip Kore'ye döner. Kore'de hafızasını kazanmak ve intikamı için çabalamak zorundadır. Özet çok uzun oldu :) İzlemeniz için heyecanlı kısımlardan şeetmedim ^^ Karakterlerden bahsetmek gerekirse;



Lee Cho In

Salt iyi adam rolunu bir kenara bırakıp klişe doktor moduna sokmamışlar Cho In'i çünkü intikam zamanı geldiğinde her insan gibi hırsına yenik düşüyor. Bu her nekadar seyirciyi hayal kırıklığına soksada senaristin klişelerden uzaklaştığını burada daha çok hissediyoruz. So Ji Sub'u daha önceleri izledim ama kendisine ayılıp bayılmıyordum. Ama bu dizide kendisine hayran bıraktı diyebiliriz. Uzun boylu-iri yarı-sakalllı erkeklerden hoşlandığımı anladığı için bütün bu zaaflarımı kullanmak adına elinden geleni yapmış (: Şunu söylemeden geçemeyeceğim kendisinin sayko hallerini gülen hallerine tercih ediyorum gerçekten düşünceli piskopat halleri göz doldurdu ^^ Kendisinin ilaçla hareket edilemez hale getirildiği bir sahne var orada gerçekten dehşet bir oyunculuk sergiliyor. Yong Ji ile diyaloglarda paso elinden tutup oraya buraya sürüklemesi ve kore dizilerindeki en absürd öpücük sahnesini icra edişi güzeldi. Ama yinede evlenme teklifi mutlu son değildir diyerek burdan senariste çemkirmek istiyorum.. '' aa evladım bi gelinlik birkaç yıl sonrasına gidişle bi çocuk göstersende bizimde gözümüz açık kalmasa noluurduuu haa '' İçimdeki mahalle kadınınıda ortaya çıkardığıma göre devam ediyorum :) Cho In 10 üzerinde 8.9 luk bir karakterdi ama So Ji acuşşi mutluluk sahnelerine biraz daha çalışmalı ;)


Yong Ji

Annesi babası ve abisi Gang Chul'u Kuzey Kore'den Güney'e götürmek için çabalayan genç hanım kızımız kendisi. Bu azminin içinde bir gün pis bir işe bulaşıp hayatının aşkı Cho In'i takip etme işini alıyor.Aldığı bu işte ileson anda pişman olsada kaderini yazarak Cho In'i çöllere düşürüp abisiyle rastlaştırıyor. Young Ji de özellikle dikkatimi çeken Kuzey aksanını bana hissettirmiş olmasıydı. Han Ji-Min i daha evvel izlediğimden aksan direk kulağıma çalındı daha onlar demeden Kuzeyli olduğunu anladım. Çincesi bana fonetik olarak iyi geldi. Diller arası geçişte başarılı buldum ^^ Yalnız Young Gi'den beklemeyeceğim hareketler vardı dizide. Hafızasını kazanmasını istemiyişi bencillliği falan garipti. O tip hayat yaşamış biri bunları yapmazdı bence :) Birde Young Gi'nin Cho In 'i sevdiğini anlatacak hiç hareket yoktu resmen, hep b çocuğu tek bırakmalar falan. Öyle uzaktan seyretmeyle ağlamayla olmaz hanım :)  Bunlara rağmen HanJiMinshii nin oyunculuğuunu yine sevdim ve diyorumki yetmez ama evet 10 üzerinden 7 (:

Gang Chul

Efenim kendisi Kuzey Kore'de gözcü askeriymiş fakat bakmış olmuyor Çin'e kaçmış.Çin'de Güney'e gitmek için uyuşturucu satmaya başlamış lakin Cho In le karşılaştıktan sonra yaşadıkları olaylar sonucu gitmeye karar veriyor ve sonrasında Cho In'le başlarına gelmeyen kalmıyor. Kendisinin intihar sahnesi benim dizide en çok şok olduğum olduğum ve ağladığım sahne idi. Resmen ağzım açık ağladım. Dexter'da Rita'nın öldüğü bölümle eşdeğer şoku yaşadım resmen. Gang Chul oppayı oynayan Park Seongwook oppanın terörist kötü ama iyi adam çizgisinden kaymaşına bayılıyorum.Seviyorum bu adamı bu ölsün öldürsün ama hep iyi olsun :))

Cho Chil-Su

Yok böyle bir karakter cidden..Uzun zamandır gördüğüm sesiyle mimikleriyle her haliyle en sayko karakterdi Choi Chil Su.. Bu adamın discografisini bitirmişim neredeyse ama çok hatırlamıyorum demekki böyle mihenk taşı yaratacak bir rol vermemişler demekki..O ses tonu neydi özellikle..Yok böyle birşey gerçekten..Adamın rolü okadar bağladıki beni onun ihanetine ben uğramışım gibi tepeden tırnağa hissettim.. Oyunculuğu 10 üzerinden 10'' Bellissimoo

Kim Hyun Jo

Ben Noona olsam Unni olsam aynı bu kadın gibi olurdum. Başarıdan emin olduğunda bile sevinip berbat etmeyen, inandıkları için elinden geleni yapan,dürüst ve korumacı bir karakter^^ Bu dizi oyuncu madeniyse bu unni beni değerli mücevherlerimden biridir ^^ Ayrıcad kendisi anestezi şefi ile en absürd evlenme teklifi sahnesini gerçekleştirerek beni gülmekten yıkılmalara gark etti sağolsun ^^

Kim Seo Yeon

Hani hayatımızda böyle bi boka yaramayan ama sırf güzel diye erkeklerin köpek gibi peşinden dolandığı gereksiz tipler vardır ya bu hanım kızımıza hep böyle roller veriliyor. Hep bi soluk silik sessiz işe yaramaz güzel hatun modeli..Bu dizidede mesela Cho In ile ilgili gibi görünüyor abisi aramayınca atarlanıyor ama 6 ay olmadan eski aşkıyla oh ne ala mualla modunda. Olmaz be gülüm..Ölüm haberini alınca en az bi 3-5 yıl kendine gelmemeliydi senki işe yaramaz birini 7 yıl boşuna beklemişsin sevgilin ölmüş 2 gün ağladın sonra oh.. Olmaz!! Sevmiyorum seni ayrıca ne o gri dudaklar ha? Hep bi hasta gibi bu kız..Accık ruj sürün şuna allesen.

Na Hye

Acumma sen nasıl bir oyuncusun yahu. Bir insan hiç mi gülmeden 16 bölüm durur yahu. Kadın gerilimli bir porselen bebek gibi. İntikam,hırs,keder,ölümcül günahlar bu hatun hanımın yüzünden okunuyor..Kim Tak Go'nun üvey anası ile yarışır bu kadın size diyorum burdan. Acummaya Chil Su gibi 10 üzerinden 10..Bravo!! (Acumma dizi boyu gülmediğinden gülen foto koydum ona göre:)

Lee Sun Wo

Ben bu adamı daha evvel Kill Me filminde izlemiştim. Orada daha dokun bir karakteri vardı zira bu dizidede azıcık sopa yutmuş yılan modundaydı ama olsun. Çok fazla konuşmucam hakkında fena değil yalnız azıcık bağırma konusunda çalışmalı..Çünkü çıkışları birçok yerde çok battı gözüme..Yönetmen!! Sen napıyordun o sırada gerçekten çok amatör duran bağırma sahneleri vardı :/ Ayrıca demeden geçemicem bu adam Ömre Bedel diye aptal bi dizi vardı oradaki acuşşiye sizcede çok benzemiomu :)

Gelelim diziyi muhteşem kılan noktalar ^^

+Efenim Fujian denilen Çin kasabası mükemmeldi..Çin'e gidersem ilk oraya gitmek istiyorum..Kayıkla binaların arasında gezmek istiyorum birde ^^


+So Ji'ye verilen birçok romantik sahne çok güzeldi.Mesela resimli sahnede lanet olsun sakallı uzun boylu bir sevgili istiyorum diye isyanlara geldim.Soji acuşşiyi nasıl giydirceklerini nasıl imaj adamı yapacaklarını çok iyi bilmişler.Ama söylemeden geçemem ki soluk dudak kıl Seo Yeon un romantizm sahneleri daha anlamlıydı T_T


+ Gang Chul ile olan sahnelerde resmen kalbim durdu gibi hissetim.Kavga sahneleri,çöldeki sahneler, helede Kuzey Kore esir kampı sahnelerinde çok ağladım..Çok güzellerdi.




Dizi için puan vermem gerekirse (hayır bu puanlamayı ikm takacaksa :) 10 üzerinden 8.92 veriyorum bazı yerlerden kırdım bizzati yönetmene çemkirdiğim noktalara bakarsınız.Ama izleyin kaçırmayın klişelerden uzak, kurgusu güzel sağlam bir yapım.Artı müzikleride diziyi çok iyi yansıtmış ^^
Hernekadar yeni blogumda çok yazamasamda desteklerinizi bekliyorum ^^ 

5 Nisan 2012 Perşembe

Toradora!



Son 5-6 gündür bildiğiniz sümük gibiyim efenim.Nereye koysan orada kalıyorum. Bazı geceler ya ağrıdan sancıdan uyuyamıyorum yada uyuduğumda en az 16 saat uyuyorum. Migrenimin son 2 gündür ben gidiyorum atarlanmalarının benim bazı hadiseleri kafama takmam sonucu boşa çıkması ile bugünde mide bulantımı kutlamak bana düştü. Bu arada AniTr'den cukkaladığım Toradora'yı izleyen dostum İncidor Dali acilen izle dedi spoilerda veriyorduki ağzını kapatıp hemen izlemeye koyuldum.



Toradora genel olarak bilindik bir konu üzerine çok farklı bir şekilde işlenmiş bir arkadaşlık-aşk hikayesi. Kahramanlar şimdi bizim oppan kim sorusunu yönelten ergenusmuslarımız gibi lisedeler.




Konuya gelirsek; Takamura Yasuko sert bakışları yüzünden bir bakışta iki liselinin cüzdanını legal yollarla cebe indirebilecek ürkütücülükte bir gençtir. Takamura çay evinde fingirdeyerek para kazanan saf annesi ve dili sürekli iki gagasının içinde salak görünümlü papağanı Icho ile yaşamaktadır. Babasını hiç tanımamış olan Takamura-kun annesi çalıştığı için ev yemeklerinde adeta bir Emine Beder ustalığındadır. Gel gelelimki Takamura'nın bu muhteşem karakterini gizleyen sert bakışları yok mudur işte Takamura önyargılardan yaftalanmak dolayı birazda olsa dışlanmıştır. Taiga Aisaka ise bencil annesi ve babasının ayrılması ve yeni aileler kurması sonucu babası tarafından alınan apartman dairesinde yalnız yaşamaya mahkum edilmiş bir genç kıyceyzdir. Aisaka'yı diğer kızlardan ayıran en önemli özellik kendisinin yaklaşık 1.40-memesiz olmasıdır. Aisaka kendisine sataşanlara şiddet eğilimi gösterdiğinden okulda adı ''Avuç Boyutlu Kaplan'' olarak anılmaktadır. İşte okulun önyargılarla soyutlanmış bu iki genci yanlış anlaşılmanın verdiği ortak paydada buluşurlar.




Takamura ikinci sınıfın ilk günü yeni sınıfına doğru ilk adımlarını atarken okulda çarpmaması gereken en belalı insana yani ''Avuç Boyutlu Kaplan'' a çarpar. Taiga'dan bir güzel dayak yedikten sonra sınıflara geçerler. Taiga-Takamura arasında gerginlik tavan yapmaktadır. Çünkü Taiga Takamura'nın sevdiği Minorin ile Takamura'da Taiga'nın sevdiği Kitamura ile en yakın arkadaştır. Birgün Taiga'nun Kitamura'ya yazdığı itiraf mektubunu yanlışlıkla Takamura'nın çantasına koyması ile ikili bir sırrı paylaşmak zorunda kalırlar. Takamura ogece evini ziyaret ederek göz dağı veren Avuç Boylu Kaplan ile komşu olduğunu öğrenmesi ile hadiseler vuku bulmaya başlar.



Animeyi diğer Shouju'lardan ayıran birçok özel kavram olsada onu diğer animelerle ortak paydaya sokan kısımlarda mevcut tabiki. Dizi boyunca Takamura'nın annesinin mesleğinden rahatsız olmaması hatta bazı bölümlerde annesinden dolayı saygı görüşü bunun en büyük örneğidir. Anası düdüklenmiş yetim Küçük Emrah moduna sokulmayan Takamura adeta annesinin oğlu değilde Ya-chan kızıymış gibi davranmaktadır hatta. Anime boyunca Taiga'ya göz kulak olurken Minorin'in bokunu yemeye meraklı olan Takamuracığımızın son bölümlerde beni çileden çıkarması hiç iyi olmadı.Çünkü Takamura son bölüme kadar bir angut gibi Minorinin peşinde koşarak mutlu sonu uzaklaştırdı ve gene çift olan gençleri yaklaşık 3-5 dakika sevgili görüp ''The End'' dedik. Dizilerde evlilik sahneleri ile sevgili olarak mutlu son yapma metasını Kore dizisi sektörünün bu konuda Japon Shouju Anime sektörüne bir çeşit panel vermesini arzuluyorum =^_^=



Animedeki (dikkat burda spoiler var) en çok güldüğüm kısımlardan bahsedemeden duramayacağım efenim. Öncelikle en çok güldüğüm sahnelerden biri Taiga'nın havuz için hazırlanırken Takamura'nın ona meme dikmesi idi. Birde kızla sen ütü tahtasımısın demesinmi orda ben bi 5 dakika servis dışı oldum vallahi. Bölümlerin genelinde Taiga'nın bir haraketini Kitamura beğendiğinde Taiga'nın değişen ses tonuna öldüm bittim. Seslendiren kişi resmen can verdi karaktere.


Minorin karakteri için itiraf etmek gerekirse en başlarda gürültücü concon diye bir çıkarımda bulunmuştum. Ama seslendirmede o gürültüler bile öyle şirin geldiki bir süre sonra helede Taiga ve Minorin'in her karşılaşmada birbirlerine bağırarak adlarını söylemeleri çok komikti. Her boka nağme uyduran Minorin iyi bir arkadaş örneğiydi. Her nekadar menopoz tavırları biraz beni kassada sıkılmadım yinede ^^ 


Animedeki yancı oğlanımız Kitamura'nun Suju elemanı gibi paso soyunmasıda çok güldüğüm kısımlardaki yazlık evdeki olayda Minorin'in ''Her narsist güzel vucüdünü göster'' diyip fotoğraflamasına ayrı bi koptum. Kitamura her fırsatta soyundu her fırsatta kızlarımızın yanakları al al oldu^^ 



3. Tekil şahıs Ami-chan başlarda biraz kafamızı attırsada sonralarda adeta bir filozof gibi işleri katalizör göreviyle hızlandırdı neredeyse. Ami'nin kendi karakterleri arası geçişi çok komikti. Ami'nin narsist şakaları en çok güldüğüm kısımları oluşturdu da diyibilirim. Duşu temizlerken yaptığı şaka en favorisiydi tabi ^^


A tabi aptal kuş Icho'yu söylemeden geçemicem..Taiga'nın işkence yaptığı dili sürekli dışarda arada konuşup bolca uyuyan Icho'yu da sevdim ^^


Keşke Ost'sini başka birisi yapsaymış iyiydi ama daha iyi olabilirdi ^^

Animenin tek eksiği mutlu sonu çok geciktirmiş olması. İşte burda fanların yaptığı çalışmalar devreye giriyor. Yaşasın becerikli fanlar diyoruz;