28 Aralık 2012 Cuma

Makyaj Malzemelerinde Geri Dönüşüm #1

Geçen yeni aldığım ürünlere yer açmaya çalışırken ( ruj ve lipbalmlar için organizerim olmadığından) dibine gelmiş bitmek üzere olan nemlendiricilerimi gördüm.

Bende bunların hepsini eritip bir lipbalm yapsam uğraşmasam diyerek; Nivea Velvet Rose,Nivea Fruity Shine,Nivea Strawberry Kiss,Nivea Passion Fruits ve Watsons Magic Lip Balm'ın dibinde kalan acıcık miktardaki lip balmları kürdan yardımı ile annemin mini kepçesine koydum. Sonrasında ocağı açarak kepçeyi bi 15 cm yukarıda tutarak lipbalmlerin eriyip homojenize olmasını sağladım.
Sonrasında nail art refilllerimden birine doldurup 15 dakika buzlukta beklettim. Sonuç olarak kokusu hoşuma giden bi lipbalmım oldu ^^ Birkaç blogger bu dik duran nemlendirici refillerinede doldurup eskisinin aynı şeklinde lipbalm elde etmişler ^^ Sevilir ve istenirse sizle diğer geri dönüşüm ve ev yapımı projelerimi paylaşırım ^^

Malzemeler

  


  • Kullandığınız refill sağlam ise direk fırına sürüp yapabilirsinizde



  • Homojonize olup donduktan sonra böyle oldu^^



  • Kendi markamı oluşturamasamda kişiselleştirmek adına stickerlarımdan birini seçtim ^^



  • Ve kullanıma hazır ^^ 


Asistanım Kozizi'ye tişükkürlerimi sunar çalışmalarımızın devamınıda dilerim ehehe (:

27 Aralık 2012 Perşembe

Catherine Arley Online Satışa Başladı

Birkaç aydır bloglarda Catherine Arley'in holografik ojelerini görüyordum.Pudrası her köşe başında satılırken ojelerini bulamamak beni çok üzmüşken pazartesi günü online satışa başladığını öğrendim. Hemde ojelerin fiyatları standart 2 lira ve serileri muhteşem^^

Ben pazartesi akşam EFT talimatı verdim sabah 9 gibi talimatım üzere EFTyapılmıştı. EFT sonrası 10 gibi hazırlanıyor yazıyordu, hazırlanması zaman aldı :) 1 günde kargoda geçti :) Aras kargo yoğunmuş akşam 8.30 da kargo beklemiyordum ama gelince çok sevindim^^ 

Aşağıdaki gibi güzel kolilenmişti. 6 lı küçük oje kutuları altı üstü süngerli, küçük kutuların içindede bölmeler vs var.. Birde Terracota Allık yollamışlar. Normalde hediye promosyonları varmı bilmiyorum ama bikaç bloggerda daha gördüm böyle hediye olayını ^^


İlk sepete attıklarım bu simlilerdi ^^ Simli oje çılgınlığım katlanarak devam ediyo ^^


Tek hayal kırıklığım şu altın sarısı ojenin önündeki pembenin yanında duran koyu pembe olan oje, numarası 88.. Ben onu yıldızlı diye almıştım ama yıldızı çok çok az :( 


Simlilerden en önde görünen 735 i çok sevdim ^^ 735'in arkasındaki siyah renkli simleri gri-holografik olanıda çok sevdim..Siyah oje bende tutkuya dönüyor :)


 Bunlarda abimin sanatsal çalışmaları ^^


Ojeleri temin etmek isterseniz http://www.catherinearley.com/tr ye tıklayıp alışverişe başlayabilirsiniz. 40 ytl üzerine kargo bedava. Aras Kargo ile çalışıyorlar. Ben Havale/EFT seçeneğini kullandım kredi kartı olaylarıda var.

Yeni ve güzel yıllar diliyor bu yıllık oje alışverişimi bitiriyorum :)

4 Aralık 2012 Salı

Darker Than Black: Kuro No Keiyakusha (2007)










Dünya hergün ki seyrinin içinde devam ederken birgün birdenbire nedeni bilinmeyen iki kapı ortaya çıkıyor. Bunlardan biri Güney Amerika diğeri Japonya'da olan Cennet ve Cehennem kapıları. Kapıların ortaya çıkması sonucu bazı insanlar değişik güçlere sahip oluyorlar. Bu insanlara yüklenici adı veriliyor. Yükleniciler çok değişik görevlere sahipken hepsinin gücünü kullandıktan sonra ödemesi gereken bir kontrat var. Mesela bazı yükleniciler kanını sıçrattıklarını nesneleri ve kişileri patlatma yok etme yada su elektirik gibi metaları kullanma gücüne sahipler. Anime boyunca her bölümde çok sayıda yüklenici görüyorsunuz. Sözleşme kısmıda yine yükleniciye göre değişiklik gösteriyor. Bazı yüklenicilerin sözleşmesi bebek kanı içmek iken bazılarının ki sigara yada içmek olabiliyor. Sözleşmenin bedelini ödemeyene bişey olmadığı halde, bütün yükleniciler nedense kendilerininde bilmediği bir nedenden ötürü kontratını ödüyorlar. Yükenicilerin hepsinin ortak özellikleri ele alınırsa duyguları yerine mantıklarını kullanan kişilerden oluşuyorlar. Duygular konusunda bir sınırlama söz konusu yani kullanmadıkları duygular merhamet yada sevgi gibi duygularken birçok yüklenicide hırs gibi duygular yer yer görülüyor. Burda animenin havada kalan birkaç sorusundan biri karşımıza çıkıyor. Darker Than Black şuana kadar yayınlanan bölümleri ile size olayları tam olarak anlatacak bir anime değil. Hala 3. sezon çıksın isteğinde bulunan fanları varken varın soru işaretlerini siz düşünün :)

Yüklenicilerle beraber bazı insanlarada değişik güçler yükleniyor. Bu insanlara kukla deniliyor çünkü kuklalar genelde yüklenicilerle beraber takılıyorlar. Kuklalar hayaletlerini kullandıkları çeşitli metalar yoluyla aynı zamanda dilimindeki farklı yerlerdeki olayları yüklenicilere haber verebiliyorlar. Serinin ilk bölümünden itibaren göreceğiniz kuklalardan biri Yin. Yin su bulunan her ortama istediği gibi bağlanıp orayı gözetleyebiliyor. Serinin tümünde çok fazla kukla görülmüyor yüklenici gibi bol olmayan bir tür ama serinin en büyük olayı bir kukla tarafından gerçekletiriliyor. Kuklalarıda genel olarak ele alırsak gülmeyen donuk bir oyuncak bebek gibi görünen insanlar. Bunun nedeni ise kuklaların içlerinde varolan duygularını basıtırmaları ve sürekli birilerinin kontrolu altında bulunmaları.



İlk sezonun ilk bölümünde damdan düşmüş gibi hissedebilirsiniz. Zira ilk bölümden itibaren kendinizi olup bitmiş bir olay serisinin etkilerini izlerken buluyorsunuz. Kısaca açıklamak gerekirse; kapıların ortaya çıkması sonra yükleniciler ve kuklalar ortaya çıkıyor. Yüklenicileri halktan bir sır olarak saklayan devlet ve çeşitli örgütler yüklenici kullanmaya başlıyorlar. Öyleki savaşlarda bile kullanılan yükleniciler birgün birleşip Güney Amerika'da bir olay çıkarıyorlar. Ve Güney Amerikadaki kapı kayboluyor. Güney Amerikadaki kapının içinde bulunduğu 1500 km'lik alanın kaybolmasının ardından Tokyo'daki kapının bulunduğu 1500 km lik alanda bir duvar ile çevrelenerek saklanılıyor. Çünkü iki kapı arasındaki dengenin bir türlü sağlanması gerek.

Kapıların ortaya çıktığı gün gerçek gökyüzü kayboluyor ve yüklenicilerin hayatlarını temsil eden yıldızlar ortaya çıkıyor. Yükleniciler aktifliğini ve yaşamsal faaliyetlerini astronomi bölümü bu yıldız haritasından takip ediyor.

Animeyi anlamanız ve hazırlıklı olmanız açısından ilk sezon için biraz açıklayıcı anlatım yaptım. İlk sezon Güney Amerika'daki kapı sonrası sendika ile çalışan Hei adlı yüklenicinin diğer bir yüklenici için görevlendirilmesi ile başlıyor. Hei diğer yüklenicelere benzesede onun ünlenmesini sağlayan bazı özellikleri var. Mesela yüklenicilerin çoğu sadece güçlerini geliştirip kullanmışken Hei dövüşme, kaçma ve halatla hareket etme gibi birçok yetenek geliştirmiş. (Yüklenicilerin ölümsüz olması kurşunla ölebilmesi gibi fani hadiselerin anime içinde yer almasından ötürü her yüklenicinin değişik güç varyasyonu oluşturması animeyi canlı tutan özelliklerden biri..) Diğer özelliklerden biri Hei'nin sözleşmesinin olup-olmadığı hadisesi. İlk bölümlerde sözleşmenin olmayışını sözleşme gibi lanse etselerde burda animenin en önemli şok edici unsurlarından biri hakkında küçük bir fikir veriyorlar.

Hei genel olarak anime boyunca kapıların ve yüklenicilerin sırrını çözmeye çalışıyor. İlk sezon için hakim konu ise sendikanın yönlendirmesi ile Güney Amerika'daki olayların sırrını çözmek.  İlk sezonda Hei ile beraber hayvanların bedenlerine girebilen bedensiz yüklenici Mao ve eski polis ve aciz insan Huang tabi birde kukla görevi ile Yin çalışıyor.


Bukadar açıklamanın anlamanız ve izlerken sıkılmamanız açısından yeterli olduğunu düşündüm. Çünkü ilk 8 bölümde zor sabredip sonrasında su gibi içtim desem yeridir.

Bu özellikle yazı için not aldığım kısımlar size fazla gelmesin çünkü olayın 100 de 1'ini ancak yazdım :)

İlk sezon genel olarak gri tonundaki renklere hakim.

Animenin müzikleri efsanevi Yoko Kanno tarafından yapılmış. Ben ikinci sezona başladım ikinci sezonda artan bir ivme ile çok anı yakalayan parçalar çıkarmış kendisi. Az fikrimiz olsun diyenlere birinci sezonun ostsini içeren bir youtube listesi paylaşayım; tıklayınız.


Birde benim yaşadığım sıkıntıyı yaşamayın diyerek şunu eklemek istiyorum. Birinci sezon Darker Than Black: Kuro No Keiyakusha (2007) (25 bölüm) , İkinci sezon Darker Than Black: Kuro No Keiyakusha Gaiden (2010) (12 bölüm) ve sonrası 4 adet ova eklenmiş.

Tarih bakımından sıra böyle olsada hikayedeki zamanlama açısından izlenme sırası şöyle önerilmiş; Kuro No Keiyakusha- 4 ova-Kuro No Keiyakusha Gaiden olarak önerilmiş. Ben bu sıra ile izledim.



27 Kasım 2012 Salı

Devil Beside You (惡魔在身邊)



Qiu Yue ortaokul çağlarında babasını kaybetmiş ve azıcık heyhey akıllı annesi tarafından yetiştirilmiştir. Kendi okulundan ortak derste gördüğü ve aynı zamanda okulun basketbol takımı kaptanı olan Yuan Yi'den de çok hoşlanmaktadır. Arkadaşlarınında gazı ile Yuan Yi'ye kallavi bir aşk mektubu dizen Qiu Yue mektubu birgün okul koridorunda tam Yuan Yi yanından geçerken gözlerini kapatıp mektubunu uzatır ama Yuan Yi onu görmeden geçer. Qiu Yue mektubunu okulun azılı şeytanı Ahmon'a uzatmıştır ve artık herşey için çok geçtir.

Buda yetmezmiş gibi dekanın oğlu olan Ahmon ile Qui Yue anne ve babalarının hasebiyle kardeş sıfatı altında buluşmazlar mı seyreyleyin hadiseyi.

Dizi tamamen klişe fakat Kore dizilerinde her senaristin tüm sezon boyunca uğraştığı bir aşk üçgeni yada tek bir intikam hadisesi gibi olayların üzerinden gitmiyor. Senaryo Ahmon'la Qiu Yue'nin aşkını birkaç safhada sınıyor ve mutlu sona erişiyor.

Devil Beside You birazda Tai boku yiyelim ama nereden başlayalım diyenler için ilk adım olarak lanse edilebilir. İzleyin, izlettirin. Lakin dizi sonrası ağzınız açık hoşaf budalası gibi gezmeyin derim :)


Çünkü Ahmon efendi şiir gibi öpüşüp , roman gibi bakıyor yeminle.
Dizinin en büyük kusuru ise Qiu Yue'nin bıyıkları. Evet ulan kızın bıyıkları var! Dizi setlerinde makyöz var evet gizliden epilasyon uzmanıda var sanıyordum ama yokmuş sanırım. Görüntü yönetmeni kör müydü acaba?

Azıcık ucundan bu ikilinin ve hatta dizinin diğer oyuncularında oynadığı Why Why Love'a baktım. Bıyıklarını almışlar.. Sanırım epilasyona bütçe ayırmış yağım kıhkıh ^^ Hatta bunlar set olarak yeni bir senaryo almışlar ki Qiu Yue nin annesi, Qiu Yue ve Ahmon ve Yuan Yi bu dizide hep birlik oynamışlar ^^

Kore dizilerinde öpüşülmeden öpüşmelere inat bu dizide baya bi deep kiss, french kiss dersleri var hatta yetmemiş sevişme sahneside eklemişler.

Son olarak dizi boyunca anladımki Tayvan erkeklerinede şans vermek lazımmış. Yang Ping sen gerçek misin olum ya!



Dizi 20 bölümden oluşuyor. Türkçe çevirisi hatta gömülü altyazılı mp4 ü hepimizin bildiği paylaşım kanallarında var. Dizi esnasında tek sıkıntım şunların isimlerin okunuşları oldu kızın adı mesela Qiu Yue ama Cüi Ye gibi telaffuz ediliyorlar, bazı bölümlerde çevirmen değişmiş ismi farklı yazmış falan :) Sanırım Korece gibi bir miktar Tai dilide öğrenmem lazım sanırım :)




Kısacası tavsiyemdir bir ucundan tutalım ve Tayvan illerindede saz çalalım ^^





23 Kasım 2012 Cuma

Rabbit and Lizard ( Tavşan ve Kertenkele)



''Rabbit and Lizard'' diğer adıyla ''Maybe''
Tür: Dram,Romantik
Yapım Yılı:2009
Yönetmen: Joo Ji-Hong
Oyuncular:Hyuk Jang
Yu-ri SungTae-hyun ChaSan KangSeo-hyeon Ahn 


 Eun-sul Seoul’de yaşayan bir taksicidir. Kırıp Kalp Sendoromu adı verilen bir kalp hastalığı vardır ve kalbi birkaç saniye durup onu krize sokmaktadır. Eun-sul küçük yaşta ailesini bir kazada kaybetmiştir ve büyükannesi tarafından yetiştirilmiştir. Babaannesi bunadıktan sonra tamamen yalnız kalan ve hastalığı yüzünden ölümle yaşam arası ince diyalog çizgisine iyice odaklanan Eun-sol bölük pörçük anılarından hatırladığı kırmızı tavşanı bulduğunda biraz daha uzun yaşayacağına inanır.







May 3 yaşında Amerika’ya evlatlık verilmiştir. 23 yaşına geldiğinde kendini evlatlık veren ailesini bulmak için Amerikadan Kore’ye gelir ve geçmişinin peşine düşer. May 23 yaşına kadar derdini Lizard (Kertenkele) adını verdiği günlüğüne yazmıştır.

Kırmızı tavşan ve kertenkelenin daha önce kaderlerinin kesiştiği yeri tekrar bulmalarının hikayesi anlatılıyor filmde. Çok fazla diyalog yada olay yok. Ama bıraktığı kesik kısa ve derin.








Filmde Eun-sol karakterini birçoğunuz Chuno ile akıllarına kazıdığı Jang Hyuk canladırıyor. May rolünü Hong Gil Dong ve Runway Cop gibi yapımlardan tanıdığımız Sung Yu-ri canlandırıyor. Kore film tarihinin bence efsanesi olan Cha Tae-hyun'da küçük bir rol ile karşımıza çıkıyor.

Filmde gözüme en çok çarpan olay senaryonun mekanlar ve nesnelerle olan bütünlüğüydü. Öyleki kızın ojelerinden, defterine, gittiği yerlerden dinlediği müziğe kadar estetik bir uyum vardı. Benim melankolinin estetiğini sevmemden kaynaklanan bi nedenlede bağlanmış olabilirim ama çok beğendim.

Prodüksiyondaki elemanları incelediğimde daha evvel izleyip bayıldığım; Sad Movie, My Sassy Girl, Daisy, My Girl and I,Windstruck ve Lovers Concerto gibi birçok yapımında aynı prodüktörle çalıştığını farkettim. Çok fazla lafı uzatmadan birkaç sahne paylaşmak istiyorum.






Trailer;








17 Kasım 2012 Cumartesi

Liar Game



Liar Game;Shinobu Kaitani'nin 2005 yılında yayınlanan Liar Game isimli mangasından uyarlanmış 2007 Fuji  Tv yapımı. Baştan anlaşalım çetrefilli hesapları, saflıkla-kötülüğün mücadelesini sevmiyorsanız bu yazıyı okuyarak vakit kaybetmeyin. Zira Liar Game tam anlamıyla kafanızı yoran, sizi olayları sorgulamada başka bir bakış açısına sürükleyen bir yapım.


Dizide hafif bir Testere gerilimi söz konusu zira Lioner yani video ile oyunu anlatan ve oyunu yöneten şahıs Jigsaw'ın vidolardaki maskesi gibi bir maske takıyor :) Ost'dede yer yer Requiem For A Dream'in Tema Şarkısı kullanılmış. Yer yer o filmde yaşadığım hayat çok boş lan hissine kapıldım duydukça. Ost diziye cuk oturan bir çalışma olmuş.



Spoiler'a kaçmadan dizi hakkında konuşmak zor. Ama basitçe özetlemek gerekirse;


Kanzaki Nao hastanedeki kanser hastası babası ile ilgilenen (sanırım öğrenci birinci sezon boyunca oyun dışında özel hayatından bahsedilmedi) bazı kaynaklara göre öğrenci, ama tam anlamıyla saflık iyi niyet abidesi bir genç kızdır. Dünya üzerinde salt kötü insanların olduğuna inanmamaktadır bu bakımdan ne olursa olsun iyilik yapalım mottosu ile yaşamaktadır.

Birgün evine kocaman kutu ve üzerinde bir zarf bırakılmıştır ve saflık abidemiz kutuyu açar açmaz gördüğü 100 milyon yen ile şaşakalmıştır. Zarfı açtığında önce kutuyu açar sonra zarf ve videoyu açar. Videoda oyunu anlatan Lioneri dinlerken anlarki kutuyu açmak oyuna kabul etmek demektir.

Liar Game yani Yalan Oyunu'na zoraki katılan Nao polisede gitse çare bulamaz ve oyuna katılmak zorunda kalır. Kurallar az ve basittir. Yalan Oyunundaki kural 100 bin yen i korumaktır. Eğer 100 bin yeni korur ve oyun sonunda iade ederseniz oyundan kurtulabilirsiniz. Size eşlenen rakibinizden parayı çalarak 100 bin yen borcunuzu ödeyip çaldığınız parayı hazinenize ekleyebilirsinizde.

Nao Yalan Oyununda sevdiği öğretmeni ile eşleşir ve parayı koruma sözüyle kolayca kandığı öğretmeni tarafından dolandırılır. Nao'nun bu oyundan çıkması için dolandırma konularında tecrübeli olan birini bulması gerekir. Ve bu motto ile Shinchi Akiyama'yı bulur.

Tabi olanlar benim anlattığım kadar basit değil. Mesela oyuna NAo'nun girmesi, Akiyama'nın girmesi ve kenar gibi görünen tüm rollerin belirli bi işlevi var. Oyunun kurucuları bu dünyada herşeyi gördüğünü geçirdiğini sanan Japonyanın tabiri caizse taşaklı adamları. Diziyi izlerken en salak karakter sanılan Nao'nun oyunun kurduğu ütopik dünyaya dair anektodları diziye farklı bir bakış kazandırıyor. Dizi boyunca şaşıracağınız tonla sahne olduğuna eminim. Ama benim gibi çocukluğunu polisiye dizilere romanlara gömmüş biriyseniz tahmin etmeniz zor değil.

Yinede %100 beğeni garantisi sunuyorum size. En azından Akiyama'ya can veren Shota Matsuda'nın oyunculuğu için izlemelisiniz.

Biraz karakterlere geçersek;




Kanzaki Nao

J-Drama severlerin yakından tanıdığı Erika Toda can vermiş bu karaktere. Bazı dostlarımız izlerken çileden çıkmışlar bu kızın saflığı hususunda. Ama Yeniden Dirilik oyunu sonunda aslında aptal olmadığını gerçekten iyi olduğunu kanıtlıyor. Kanzaki Nao nekadar göstermesede dizinin kilit ismi. NAo'yu oyuna sokmak için sürekli çaba sarfediliyor çünkü Nao Kötülük Hakkındaki ütopyaları yıkan İyilik Hakkındaki Ütopyalara umut veren bir insan olarak dizide bulunuyor. Belki 2. sezonu izlemeden büyük konuşuyo olabilirim. Dizide Akiyamasız olmaz desekte yer yer Akiyama'nın eksiklerini kapatan ana karakter olarak karşımızda hep Nao duruyor. Erika Toda'ya söz yok. Oyunculuğunu seviyorum..



Shinchi Akiyama

Her dramada bulunan hayatın kötülüğe sürüklediği deha tip Akiyama. Hemen gençlik travmalarına şahir oluyoruz ikinci bölümden ama bu adam bu dehayı nasıl geliştirmiş umarım 2. sezonda buna eğilirler. Akiyama Psikoloji bölümü okurken hastalanan annesi hastaneden ve evden çalışacağı bir iş anlaşması imzalıyor. Lakin bu anlaşma kendisini çok büyük bir borç batağına sokuyor. Hasta halini göz önünde bulundurarak borçlardan oğlunu kurtarmak ve ona sigortadan bir miras bırakmak için intihar ederek ölüyor. Akiyama annesinin ölümünün perde arkasındaki MLM organizasyonunu dolandırarak batırıyor ve hapse giriyor. Hapisten çıktığı ilk gün ise Kanzaki Nao öğretmenin ondan çaldığı para için Akiyama'dan yardım istiyor. Başrol Nao'mu Akiyama'mı birinci sezonda durum biraz karışık. MAtsuda'yı en son ''Barayi No Hanayama'' da izlemiştim. Ordada böyle dolandırma gibi olayları vardı :) Dizi boyunca mimiklerine, halden hale geçişine hayran kaldım. Akiyama karakterinin kazandığına emin olduğu durumda bile sevinmeyişi, sürekli gözlem içinde olması ve insan psikolojisini her durumda çözebilmesi ve Matsuda'nın tüm bedeni ile buna hakkını vermesi beni diziye bağlayan durumlardan biriydi.



Fukunava Yuji

Bu amca dizinin sinir otu. Japon dramalarında olmaz olmaz olan giyimi kuşamı hareketleri ile hayata dair tüm hıncınızı almak adına pataklamak isteyeceğiniz adam. Tam bir moda faciası, insanlığın en kötü özelliklerini barındıran kötü bir karma. Birinci sezon finaline kadar yapmadığı kötülük çevirmediği dolap kalmadı. Birinci sezon boyunca Nao'ya iyiliğin nekadar kötü olduğunu anlatmak için elinden geleni yaptı. Kaçakçılık oyununda diğer oyunlarda aşağılayıp durduğu adama yalaklandığı sahne efsaneydi. Şaka bir yana kötü karakterlere can vermek kolay değildir. Bu yüzden Suzuki Kosuke beye burdan hörmetlerimi sunuyorum.



Yokoya

Bu adam çat diye dizinin finalini yapan oyunda çıkarak birçok tahminimizi sarstı. Oyunun varoluş sebebine dair tahminlerinize yön verecek karakterlerden biri kendisi. Hafiften bi Cüneyt Arkına benzemesi var sanırım köşeli çene idolü olarak. Amca baştan aşağı beyaz kelebek modülünde adininde adisi bayağınında bayağısı birisi. Nao'ya dünyada salt kötü insanların olduğunun kanıtı olduğunu anlatmaya çalışıyor oyun boyunca. Sonunda salt iyilikle baş başa kalıyor. Yokoya ile Akiyama'nın kapışması tam bir sinir harbi gibiydi. Fazla söze ne hacet izleyin diyorum :)




Kronolojik bir sıralama yaparsak

Liar Game mangası 2005 'de yayınlanmış. Türkçesini bulamadım ben. Sonrasında Liar Game 1.Sezon var. Sonra 2.Sezon ve sonrasında Liar Game: Reborn filmi var bu film dizilerin devamı olan finali içeriyor. Bunun dışında Fukunoga ve Yokoya'nın kapışmasından oluşan bir film ve Alice adındaki küçük bir kızın bulunduğu diğer bir film var.

İndirdim ve izledikçe yazacağım umarım.




Burdan sonrası Spoiler içeriyor. O yüzden izlemeyenler lütfen okumasın ^^


Liar Game 1. Sezonu genel olarak 3 oyundan oluşuyor.Genel olarak diyorum çünkü 2. oyun sonunda Nao oyun dışı kaldığından onu oyuna almak için özel olarak bir kurtarma bölümü oluşturuyorlar. 1. Oyun Yalan Oyunu. Yazıdada bahsettim, amaç paranı korumak, parayı koruyup iade edebilirsen oyundan çıkarsın çalarsan parasını çaldığın kişi borçlanır sen borcundan kalanı ödül olarak alırsın. Nao öğretmeni ile anlaşmaya çalışırken öğretmenin para hırsına yenilip parayı kaptırıyor. İlk oyunda Akiyama'nın katılmasından sonraki herşeyi tahmin ettim. Zarftaki saati değiştirme en ilk aklıma gelmişti biraz düşününce tahsildarı değiştirmeyide çözdüm. Liar Game 'in en güzel yanı az kural ile dolandırıcılığa çok mahal vermesi. Birinci oyun sonunda ikiye dahil olmalarının nasıl olacağını zaten tahmin etmiştim tahminim çıktıda :)
İkinci oyun ''Azınlık Kanunu'' açıkcası azınlık kanunu duyduğumda videoyu durdurup biraz düşündüm. Akiyama'nın psikolojiden anlamasının yanı sıra olasılık hesabı devreye girecekti. Nitekim öyle oldu. Lakin ikinci oyunda NAo'nun oyun dışı kalması ve Akiyama'nın 3. oyuna girme isteği nedeniyle ''Yeniden Yapılandırma'' bölümü açıldı. Yeniden yapılandırmadada kural basitti. 8 kişiden sadece biri oyun dışı kalacaktı. Oyun başında Fukunaga sinir otu olarak dışarda kalacak gibi görünsede oyunun gidişatını çok basit bir hamleyle değiştirdi. Yeniden yapılandırmada Nao Liar Game'in emelini çözdü. Çünkü aslında bütün oyunlarda insanlar el birliği yapsalardı kimse zarara uğramaz teşkilatta borçalanan olmadığından kazanamazdı. Ama birilerinin para hırsı yüzünden diğerlerinin borçlanması teşkilata para getiriyordu. NAo burda oyun amacının para kazanmak olmadığını anladı. Çünkü Kasa Kazanır mantelitesindeki olasılık hesabına burda yer yoktu. Kural azdı. Ve tüm oyunlarda oyuncuların iyi niyetli birliği yeterli olacaktı. İkinci oyun sonunda Nao'nun Bay Etou'yu kurtaracağını anlamıştım. Çünkü Nao Akiyama'dan gözlemelemeyi öğrenmişti.3. Oyun beni biraz zorladı açıkcası. Dizi boyunca tahminlerim tuttu. Ama kart hadisesindeki ilk bugı tahmin etmemiştim. Akiyama'nın Yokoya'ya 3 kartı teslimindeki hinliği anladım ondan sonrasınıda çözdüm ama sadece ilk olarak kart bugını tahmin edemedim. Ben genelde tahminimin tuttuğu dizilerde eğlenmem, ama Liar Game neden benim bu ön yargımı yerle bir etti.






5 Kasım 2012 Pazartesi

Anılı Günlük; İyiki Doğdun Sevgi :)

Bloga çok yazıyorum en önemliside böyle unutmak istemediğim şeyleri yazıyorum :)

Görmeden tanıdığım, ve birçok hareketiyle bana vay be dedirten dostuma blogumun renkli sayfaları aracılığı ile mutlu yıllar diliyorum :)

Kendisi için Min Ho gönüllü oldu :) Pasta benden sunum Minho'dan dilek ve üfürük Sevgi'den ^^


Utandı kameraya bakamadı idare edin artık kihkih ^^

Happy Birthday Sevgi'm

(Dip Not: Bugün işim çok olduğundan kutlamam son saatlere anca yetişti mianeyo T_T)

9 Ekim 2012 Salı

Alışveriş Günlüğü

Efenim işten çıkıp maaşı alınca bir babaannemin yanına gittim geldim. Gezi baya tassarruflu geçince ertelediğim alışverişlerimi yaptım gidiş ve geliş boyunca :)

Gitmeden evvel aylardır düşündüğüm Rossman ziyaretimi yaptım. Açıkcası çok memnun kaldım. Adını sormayı unuttuğum, Rival De Loop'un makyaj malzemesi standının orda duran çok şeker bir bayan bana yardımda bulundu ve makyaj çantası hediye etti. Ayak üstü bi cilt bakımı makyaj sohbeti yaptım, alışverişime biraz yön verdi kendisi. Ürünleri kullandıkça iyikide öyle yapmış diyorum içimden ^^

Ben aslında Rival De Loop'un peelinglerine bakıcaktım. BB gibi olan kremlerini falan denemekti niyetim. Ama sohbet esnasında cilt tipiminden yola çıkarak bana Diadermin'in aşağıdaki resimde sağda gördüğünüz ''Dengeleyici Yüz Yıkama Jeli'' ni tavsiye etti. Beyaz çay ve Ginseng Özlü. Açıkcası ordaki hanımefendi bana önermese renginden ötürü bakmazdım bile kendisine :) Hanımefendi bana Arındırıcı Peelingi ve nemlendirici ile önerdi ama nemlendirici evde tonla var diye nemlendiricisini almadım. Birdahaki alışverişimde almayı düşünüyorum. Peelingi kumlu =) Okuyunca şaşırmıştım. Diğer kullandığım Peelinglere göre daha çabuk kuruyan , kremsi yapısı daha koyu bir peeling.. Ama sevdim. Peeling sonrası yıkam jelini kullanınca bazı yerlerde hafif bi yanma hissi oldu ama hassas tenli olmama rağmen kızarıklık vs yapmadı. Çenemdeki sivilce sorunu ortadan kalktı, alnımdakini çözüyor şuan diadermine :) Olayın Nivea'nın Garnierin yıkam jelleri ve peelingleri sonrası Diadermine'i daha evvelden denemediğim için pişman oldum.


Bununla beraber kağıt maske almak istedim yine Rival De Loop'unkilerden. Ama kağıt maske biraz daha yaşlı ciltler için dedi oradaki hanımefendi. Bana krem maskelerden önerdi. Henüz maske yapacak fırsatım olmadı, olunca yorumumu eklerim ^^




Bunlar bu ay aldığım ojeler. Makinemin makrosunda sorun olduğundan şeedemedim ama en sağdaki 3 Rival De Loop'un ojelerinden. Beyaz gibi görünenler full sim olan ojeler, Rivalin ojelerindeki minik metel toplarada bayıldım çalkalayıp duruyorum ojeleri hihi ^^ Sağdan 4. Alix Avien ojeyi eski işyerimin ordaki Efe Cosmetik'ten aldım. İsteyene tarif edeyim China Glaze falanda satıyorlar çogzel bi yer ^^ Soldan 2 numaralı ojeyi bizim bi milyoncudan aldım Rapsodi markası. Arada bu markadan alıyorum Simlilerini seviyorum ama sadece bir milyoncularda bulunduğundan sıkıntı oluyo. Soldan 3 ve 4 Orkide markalı bi ojenin. Daha evvel Ay şeklinde simlisini almıştım orkidenin ama ben süremeden kuzenim hacıladı :) Bi milyoncuda bu simlilileri görünce hemen aldım simleri düz şerit ve normal default sim olarak. Güzeller sevdim ^^ Sağdan 5. Pastelin bir ojesi nerden aldım bilmiyorum ama rengine bayıldım. Daha sürmek nasip olmadı :(



Karışık anlatıyorum bunları dün Bim'de gördüm. Flormar'ın fırça setini kullanıyorum normalde, işe girince daha pro fırçalar alıcam ama bu aralar idare etmek için bu bambucukları aldım ^^ Keçi kılıymış. 12.50 TL idi fiyatı. Sanırım satılmıyorlar pek, haftaya fiyatı düşebilir ^^


Yine Bim'de geçen haftalarda reklamını görmüştüm bu fırçalarla beraber gelmiş İnci Tozu ürünleri. İnci Tozunu Missha'nın ürünleri nedeniyle çok duymuştum bi deneyeyim dedim. Nemlendiricisi 8.50 maskeler 2,75 sanırım net hatırlamıyorum. Maskeler kağıt maskelerden. Nemlendirici hafif bir şeftali kokusuna sahip bir nemlendirici.


Buda No.8 Asetonsuz Oje Çıkarıcı Mendik. Gördüğünüz gibi makro şeetmiş ama incecik bişiy. Pambukla kağıt peçete arası bir kağıt, koku çeşitleri vardı ama ben üzümü aldım en katlanılabiliridir diye :) Biraz oje üzerinde bekletip siliyormuşuz. Daha kullanmadım :) 3.50 gibi bişeydi fiyatı :)


Bu altta gördüklerinizide Rossman'a gittiğimde gezdiğim Üsküdar pazarında buldum. Ben Eyeliner kutusunu çok sevdim fırçası güzeldi maksadım fırçasını kullanmaktı. Ama şaşırtıcı derece güzel bi eyelinermış. Kuruması uzun sürmüyor ve kuruduktan sonra makyaj temizleme mendili ile bile çıkarmak baya zor. Hafif bir plastik kokusu var ama oda geçip bitmek üzere. Eyeliner iyi çıkınca aradım taradım orjinal Mac mi anlamaya çalıştım. Ürünü bikaç sitede buldum ama Mac'in sitesinde değil. Bilen gören var söyleyebilir mi :) Ben 5 TL ye aldım :)


Bunlar Efe Cosmeticten aldıklarımdan yine. Markası ''Lafera'' .Testerını deneyip sevmiştim ama aldıklarım öyle olmadı nedense. Pembe bildiğiniz sıvaşıyor dudaklarım hafif çatlaklı olduğundan hiç hoş durmadı sinir etti beni. Turuncusundan hiç behsetmicem :( Aldıktan sonra netten yorumlara baktım kanserojen falan yazanlar olmuş. 7.5 TL bir tanesi. Tavsiye etmiyorum haliyle :(




Lafera hayal kırıklığım sonrası Rival cicilerimle hüsranımı bastırdım :) Rival De Loop'tan iki ruj aldım. Aldığımın ertesi günü nişanda sürdüm kuzenim çok beğendi :) Siyah ambalajlı olanı Rival De Loop 28 Numara. Sanırım Seri adı falan yok klasik yada basic sürekli satılanlardan olabilir. Gri ambalajlı olanıda Rival De Loop Young - 25 Choc Mousse. İkisinide çok sevdim ^^


Rival De Loop'dan aldığım son ürün buydu. Kendisini fırçasından ötürü tercih ettim. Memnunum ve diğer akrabalarınıda alacağım =) 6.95 gibi birşeydi fiyatı :)



Bayadır düzgün bi saç köpüğü arıyordum. Kuaför faciam sonrası kısa saçı şekilde tutmak tam bir eziyet haline gelmişti.Taftı forumlarda çok okumuştum. Ben şimdilik sadece köpüğü aldım, sabitleyici spreyde almam lazımmış ama bunu tek bile kullanınca gayet yeterli. Sertleşme yapıyor ama köpüğü dikkatli sıkmanız lazım çok sıkınca jöle gibi sertleştirebilio. 


Ve yazının son ürünü. Kendileri köye gitmeden evvel ziyaretime gelen bi arkadaşıma gelmişler. Benimde tanıştığım Koreli arkadaşlarımız bu yaz Kore'ye gitmişler dönerkende cosmetic ürünlerinden Danahan'ın Skın Toneri ve Emülsiyonundan getirmişler. Yandaki ambalaj içinde bu şişelerden 5 tane var. Önce Emülsiyon ve Skin Toneri kullanmamızı söylemiş Sema abla. Üstüne güneş kremi falan sürebilirsiniz demiş. İnternetten biraz baktım Kore'deki reklamında güzelliğine hayran kaldığım Lee Da Hee oynamış. Ürünün paket içeriğinde aslında yaşlandırıcı etkilerle alakalı şeyler var benim yaşıma biraz büyük kaçıyormuş, ama yüzümdeki renklenmeleri etkiledi. Diaderminelerle kullandım sevdim. Tek sorunu ambalajdı. Çünkü şişeler çok sert ve içindekiler akıcı değil. Dolapta ters tutup açtığımda bile zar zor ulaşıyorum içindekilere. Bende kullanmadığım bir fırçamı bunlara tahsis ettim daldırıp kullanıyorum. Ulaşabilirseniz tavsiye ediyorum. Ben Kore'ye gidersem gelirken alacaklarım arasına ekledim ehehe ^^





Görüşmek üzere ^^